İktidar Açılım Sürecinde Frene Bastı: Takvim Yavaşlatıldı

“Terörsüz Türkiye” sürecinde beklenen yasal düzenlemelere ilişkin takvim belirsizliğini koruyor. AK Parti ve MHP'nin "örgütün tam feshi" şartı ile DEM Parti'nin "bütüncül barış yasası" talebi arasındaki görüş ayrılıkları, sürecin ilerlemesini yavaşlatıyor.

İktidar Açılım Sürecinde Frene Bastı: Takvim Yavaşlatıldı

Açılım sürecinde, bayram sonrası gündeme gelmesi beklenen yasal düzenlemelerle ilgili net bir takvim hâlâ ortaya konulmadı. Hükümet, PKK’nın tüm unsurlarıyla birlikte silah bırakmasını somut olarak görmek isterken; MHP ve DEM Parti ise sürecin hızlandırılması yönünde baskı yapıyor. Ankara’da, PKK’nın sadece Türkiye’de değil, yurt dışındaki yapılanmalarıyla da silah bırakmasının, MİT raporlarına yansıtılması beklentisi öne çıkıyor.


Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın haberine göre, “Terörsüz Türkiye” hedefiyle sürdürülen açılım sürecinde, beklenen adımlar gecikiyor. Bayram sonrası gündeme gelmesi planlanan yasal düzenlemeler için hâlâ bir tarih açıklanmadı. Ankara kulislerinde, iktidarın süreci bilinçli bir şekilde yavaşlattığı konuşuluyor. Hükümet kanadında öne çıkan görüş ise “önce silahların bırakılması ve örgütün feshi, ardından yasal değişiklikler” yönünde. AK Parti yetkilileri, sadece sembolik açıklamaların ya da sınırlı adımların yeterli olmadığını, PKK’nın hem yurtiçinde hem de yurtdışında tamamen sona erdiğinin net ve denetlenebilir biçimde ortaya konulmasını bekliyor.


‘SEMBOLİK ADIMLAR YETERLİ BULUNMUYOR’


Süreçle ilgili değerlendirmelerde, geçmişteki çözüm sürecinden çıkarılan derslerin etkili olduğu belirtiliyor. İktidar cephesi, “silah bırakma kararının şeffaf ve geri dönülmez olması” gerektiğini vurguluyor; yalnızca sembolik silah yakma görüntülerinin ya da kısmi açıklamaların güven oluşturmadığına dikkat çekiliyor. Bu nedenle AKP, PKK’nın kapsamlı biçimde feshi ve silahsızlanması gerçekleşmeden, TBMM’de yasal düzenlemelere gitmeye sıcak bakmıyor.


MHP VE DEM HIZ İSTİYOR, AKP DENGE ARAYIŞINDA


Sürecin diğer aktörleri ise daha hızlı ilerlenmesinden yana. MHP ve DEM Parti, Meclis’te yasal düzenlemelerin bir an önce başlaması için hükümete baskı yapıyor. Bu durum, taraflar arasında yönteme dair tartışmaları derinleştirirken, AKP’nin daha temkinli bir yol izlediği ve siyasi dengeleri gözettiği ifade ediliyor. Kulislerde, iktidarın süreci tamamen durdurmadan devam ettirmek, aynı zamanda farklı toplumsal kesimlerin tepkisini çekmemek için ‘denge siyaseti’ yürüttüğü yorumları yapılıyor.


‘TOPLUMUN TÜM KESİMLERİ GÖZETİLİYOR’


AK Parti içinde yapılan değerlendirmelerde, sürecin hassas bir dengede ilerlediği ve toplumun farklı kesimlerinden gelebilecek tepkilerin dikkate alındığı aktarılıyor. Özellikle güvenlik politikalarına duyarlı seçmenlerin rahatsızlık duymaması için atılacak adımların kontrollü şekilde planlandığı belirtiliyor. Bu kapsamda, hızlı bir ilerlemenin bazı kesimlerde kırılmaya yol açabileceği ve bu riskin siyasi açıdan hesaplandığı ifade ediliyor.


SEÇMEN KAYGISI VE ‘ÖCALAN’ GERGİNLİĞİ


Ankara kulislerinde, seçmen davranışları da sürecin yavaş ilerlemesinde etkili bir faktör olarak görülüyor. Hükümetin, atılacak adımların oy kaybına neden olmaması için süreci zamana yaydığı ve kamuoyundaki tepkileri dikkatle ölçtüğü belirtiliyor. Ayrıca, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın isminin gündemde sıkça anılmasının, özellikle milliyetçi seçmenler arasında rahatsızlık yarattığı ve iktidarın bu konuda daha hassas bir dil ve tempo benimsediği ifade ediliyor.


TAKVİM NEDEN BELİRSİZ?


Bayram sonrası açıklanması beklenen düzenlemelerdeki gecikmenin arkasında, bu çok yönlü denge arayışının bulunduğu belirtiliyor. Kulislerde, hükümetin süreci zamana yayarak hem sahadaki gelişmeleri izlemek hem de siyasi riskleri azaltmak istediği konuşuluyor. Sürecin en kritik aşamasını ise PKK’nın tüm unsurlarının kendini feshetmesi ve bunun nasıl doğrulanacağı oluşturuyor. Hükümet, bu adımın sadece açıklamalarla sınırlı kalmamasını, sahada görülebilir ve uluslararası ölçekte izlenebilir şekilde gerçekleşmesini bekliyor. Bu eşiğin aşılmaması halinde, Meclis’te hızlı yasal değişikliklere gidilmesi olasılığı ise şu an için düşük görünüyor.