Cumhurbaşkanı Erdoğan, BlackRock’un CEO’su Larry Fink ile İstanbul’da Buluştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı önemli isimleri bir araya getirdi. Erdoğan, toplantı kapsamında 14 trilyon dolarlık varlığı yöneten BlackRock CEO’su Larry Fink ile de görüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BlackRock’un CEO’su Larry Fink ile İstanbul’da Buluştu

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde gerçekleştirilen toplantıda, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey temsilcileriyle Türkiye'nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisi bir araya geldi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantıda yaptığı konuşmada, katılımcıların Türkiye ekonomisine dair görüşlerini dinlemek ve şirketlerin gelecek planlamalarında Türkiye'ye nasıl bir rol biçtiklerini görmek istediklerini ifade etti.


Erdoğan, son yıllarda küresel ekonominin; pandemi sonrası toparlanma, yeşil ve dijital dönüşüm, büyüyen ticaret savaşları ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle şekillendiğine dikkat çekti ve şu değerlendirmeyi yaptı:


"Enerji piyasalarından üretime, bilişimden taşımacılığa ve ticarete kadar geniş bir yelpazede savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı platformlarda da dile getirdiğim gibi, son bir aydır bölgemizi derinden etkileyen bu anlamsız ve hukuka aykırı savaşın bedelini yalnızca savaşan taraflar değil, tüm insanlık ödüyor. Diplomasinin ve diyaloğun mümkün olduğu bir ortamda bu yolların tıkanmasının yükünü hep birlikte çekiyoruz. Eğer çatışmalar sürerse, bu bedel daha da ağırlaşacak. Bu tabloda coğrafi uzaklık anlamını yitiriyor; hatta, görünen o ki farklı kıtalardaki ülkeler özellikle enerji açısından daha büyük etkilerle karşılaşacak."


Erdoğan, küresel risk analizlerinin uluslararası sistemde daha rekabetçi ve kırılgan bir dönemin kapılarını açtığını vurgulayarak, "Bu yeni dönemde, küresel ekonomik düzen çok yönlü tehditlerle karşı karşıya. Enerji güvenliğinde ve tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, uluslararası ticaret kurallarının aşınması ve korumacı politikalar, ekonomilerin kırılganlığını artırıyor ve istikrarlı ülke sayısını azaltıyor," dedi.


Türkiye'nin küresel ekonomideki yeri ve işbirliği olanakları masaya yatırıldı

"Küresel Bir Merkezde Büyüme: Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" başlığıyla düzenlenen toplantıda, Türkiye'nin dünya ekonomisindeki yeri ve işbirliği fırsatları detaylı şekilde ele alındı.


Toplantıya 16 farklı ülkeden gelen, toplam portföy değeri 1,2 trilyon dolara ulaşan 23 uluslararası yatırımcı katıldı. İmalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı alanlardan gelen katılımcılar, Türkiye'nin küresel ekonomi içindeki rolünü, yatırım olanaklarını ve uzun vadeli büyüme vizyonunu değerlendirdi.


Stratejik diyalog oturumunda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci'nin yanı sıra, BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Larry Fink ve Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Alois Zwinggi de hazır bulundu.


Toplantı kapsamında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar, makroekonomik politika, Türkiye'nin reform hedefleri, mali disiplin ve yatırım ortamını geliştirmeye yönelik stratejiler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi oturumunda, Türkiye'nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme politikaları ve enerji merkezi olma hedeflerini anlattı.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda ise, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşümdeki yeri ve uluslararası işbirliğini artırmaya yönelik perspektifler paylaşıldı.


Küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin öne çıktığı, değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde düzenlenen toplantı; kamu ve özel sektör arasında işbirliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi teşvik etmeyi ve Türkiye'nin küresel ekonomi içinde bir 'bağlantı merkezi' olarak konumunu daha da sağlamlaştırmayı amaçlıyor.


Ayrıca, Türkiye'nin rekabet avantajının artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin teşvik edilmesi ve yabancı yatırımların hızlandırılması için somut işbirliği alanları da toplantının gündemindeydi.


Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye'nin küresel ekonomideki stratejik konumunu güçlendiren, çok taraflı işbirliğine zemin hazırlayan ve ortak geleceğe dair vizyonun paylaşılmasına olanak tanıyan önemli bir buluşma niteliği taşıyor.


14 trilyon dolarlık dev İstanbul'daydı

Küresel finans sektöründe bazı şirketler yalnızca yatırım yönetmekle kalmayıp, aynı zamanda piyasaların yönünü de belirleyen güçlü oyuncular haline geliyor. Bu kurumların başında, kurucusu Larry Fink’in liderliğinde BlackRock geliyor. Şirket, yaklaşık 14 trilyon dolarlık varlığı yöneterek, dünyanın en büyük yatırım şirketi unvanını elinde bulunduruyor. Bu rakam, pek çok ülkenin ekonomik büyüklüğünü geride bırakan bir güç anlamına geliyor.


BlackRock’ın kuruluş hikâyesinin başlangıcı ise finans dünyasında sıkça anlatılır. Larry Fink, 1980’lerde çalıştığı First Boston yatırım bankasında mortgage tahvilleriyle ilgili bir işlemde 90 milyon dolarlık kayıp yaşayınca, risk yönetiminin önemini kavradı. Bu tecrübenin ardından, yatırım yönetimini veri analitiği ve risk kontrolüyle bütünleştiren yeni bir şirket kurmaya karar verdi.


1988’de yedi ortağıyla kurulan BlackRock, ilk yıllarında daha çok tahvil yatırımlarına odaklı küçük bir varlık yöneticisiydi. Ancak özellikle 2000’li yıllarda hızlı bir büyüme ivmesi yakaladı. Bugün BlackRock, yalnızca fon yöneten bir kurum olmanın ötesinde, dünyanın en büyük ETF platformlarından biri olan iShares’in sahibi ve finans dünyasında yaygın olarak kullanılan Aladdin risk yönetimi yazılımının geliştiricisi konumunda.


Şirketin yönettiği varlıkların toplamı, son yıllarda büyük bir artış göstererek 2025 itibarıyla ilk kez 14 trilyon dolar seviyesini aştı. Bu büyüklük, BlackRock’ın küresel finans piyasalarındaki etkisini daha da belirginleştiriyor. Ancak burada yönetilen fonların BlackRock’ın kendi sermayesi değil, emeklilik ve sigorta fonları, devlet varlık fonları ve kurumsal yatırımcıların parası olduğu unutulmamalı.


BlackRock’ın patronu Larry Fink ise, sadece bir şirket yöneticisi değil, aynı zamanda finans dünyasının en etkili isimlerinden biri olarak görülüyor. Her yıl yatırımcılara gönderdiği mektuplar ve piyasa değerlendirmeleri, dünya genelinde dikkatle takip ediliyor. Fink, son dönemde yapay zekanın küresel ekonomi ve yatırım dünyasında ciddi bir dönüşüm yaratacağına sıkça vurgu yapıyor.


Bugün BlackRock’ın ulaştığı dev büyüklük, şirketi finans sektöründe benzersiz bir yere taşıyor. Dünya borsalarında pek çok büyük şirketin önemli hissedarı olan BlackRock, trilyonlarca dolarlık sermaye akışının yönünü tayin eden en önemli aktörlerden biri olarak kabul ediliyor.