KPMG Araştırması: Otomotiv Sektörü CEO’ları Geleceğe Umutla Bakıyor

KPMG’nin “2025 Endüstriyel Üretim ve Otomotiv CEO Bakışı” raporuna göre, otomotiv sektörü liderlerinin yüzde 87’si büyümeye olan güvenini koruyor. Raporda, yapay zekâ yatırımlarının sektör için en öncelikli alan haline geldiği vurgulandı.

KPMG Araştırması: Otomotiv Sektörü CEO’ları Geleceğe Umutla Bakıyor

KPMG'nin “2025 Endüstriyel Üretim ve Otomotiv CEO Bakışı” raporunda, otomotiv sektörü liderlerinin küresel ölçekte yaşanan belirsizliklere karşın sektörün büyüme potansiyeline olan inançlarını sürdürdükleri belirtiliyor. Rapora göre otomotiv alanındaki CEO’ların yüzde 87’si sektörün dünya genelinde büyüyeceğini düşünüyor; bu oran, diğer tüm sektör liderlerinden daha yüksek. Aynı şekilde, yöneticilerin yüzde 75’i de kendi şirketlerinin büyüme şanslarını olumlu buluyor. Önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 2,5’in üzerinde kâr artışı bekleyen CEO’ların oranı ise yüzde 66’ya ulaşmış durumda, bu oran 2024’te yüzde 61’di.


Sektörde köklü bir dönüşüm yaşanırken, yapay zekâya yapılan yatırımlar 2024 yılına kıyasla büyük bir artış göstererek sektörün ana gündem maddeleri arasına girdi. Araştırmaya katılan otomotiv CEO’ları yapay zekâyı en önemli yatırım alanlarından biri olarak değerlendiriyor. 2024’te bu alana öncelik verenlerin oranı yüzde 63 iken, 2025’te bu oran yüzde 81’e yükseldi.


KPMG Türkiye Denetim ve Güvence Hizmetleri Şirket Ortağı ve Otomotiv Sektör Lideri Hakan Ölekli, raporla ilgili yaptığı açıklamada, “Küresel otomotiv endüstrisi tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir dönüşümden geçiyor. Elektrikli araçlar, otonom sürüş teknolojileri, yazılımla tanımlanan otomobiller ve yapay zekâ destekli mobilite uygulamaları, değer zincirini baştan sona değiştiriyor. Jeopolitik riskler, ticaret politikalarındaki öngörülemezlik, artan hammadde ve enerji fiyatları ile tedarik zincirinde yaşanan kırılganlıklar da sektörün stratejik kararlarını etkiliyor. KPMG olarak biz de bu çok boyutlu değişim ortamında sektörün karşı karşıya olduğu risk ve fırsatları, liderlerin önceliklerini ortaya koymak amacıyla raporumuzu hazırladık” ifadelerini kullandı.


Operasyonel öncelikler ve yatırımlar


Araştırmaya göre, CEO’ların yüzde 55’i en iyi üretim ve süreçleri, yüzde 49’u ise yeni iş modellerini önümüzdeki üç yıl içinde kârlılık açısından başlıca etkenler olarak görüyor. Katılımcıların yüzde 47’si tedarik zinciri dayanıklılığını en önemli operasyonel öncelik olarak belirtirken, yüzde 44’ü birleşme ve satın alma faaliyetlerinde yüksek bir hareketlilik öngörüyor. Otomotiv yöneticileri, önümüzdeki üç yılda kurumlarının başarısında en etkili iki unsurun, yapay zekâ alanındaki yetenek rekabeti (yüzde 83) ve yapay zekânın iş süreçlerine etkin entegrasyonu (yüzde 80) olacağını düşünüyor.


Teknoloji ve yapay zekâ


Raporda, otomotiv CEO’larının yüzde 81’inin yapay zekâyı en öncelikli yatırım alanı olarak gördüğü vurgulanıyor; geçtiğimiz yıl bu oran yüzde 63’tü. Yöneticilerin yüzde 70’i, önümüzdeki yıl bütçelerinin yüzde 10 ila 20’sini yapay zekâya ayırmayı planlıyor. CEO’ların yüzde 64’ü, yapay zekâ yatırımlarından 1 ila 3 yıl arasında geri dönüş beklerken, yüzde 24’ü bu sürenin 6 ay ile 1 yıl arasında olacağı görüşünde. Dijital ve yapay zekâ alanlarında yetenekli çalışanları şirkete kazandırmak ve elde tutmak, CEO’ların başlıca gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yöneticilerin yüzde 29’u mevcut beceriler ile ihtiyaç duyulan yetkinlikler arasındaki farkı aşmayı en büyük güçlük olarak tanımlarken, yüzde 27’si ise yüksek maaşlar sunan teknoloji firmalarıyla rekabetin önemli bir sorun oluşturduğunu dile getiriyor.


Liderlik ve gelecek vizyonu


Otomotiv sektöründeki CEO’ların yüzde 66’sı, farklı pazarların düzenleyici ve siyasi yapılarıyla başa çıkma konusunda hâlâ öğrenme sürecinde olduklarını ifade ediyor. Yöneticilerin yüzde 58’i, çevresel ve düzenleyici zorunluluklara uyum sağlarken inovasyonu teşvik edebilmek için iş birliklerine ağırlık veriyor. Ayrıca yüzde 71’i, değişen beklentiler ve artan karmaşıklık sebebiyle son beş yılda liderlik rollerinin önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekiyor. Belirsizliklerin hakim olduğu bu dönemde en kritik liderlik yetenekleri arasında stratejik öngörü ve senaryo planlama (yüzde 33), risk yönetimi (yüzde 26), düzenlemeleri yakından takip etme (yüzde 24) ve çevik olma (yüzde 23) öne çıkıyor.