Resul Emrah Şahan: "Müteahhitlerin Taleplerine Boyun Eğmediğim İçin Cezaevindeyim"
Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu, 402 kişinin yargılandığı İBB davasında 9. duruşma bugün yapılıyor. Mahkeme başkanı, CHP’li 5 milletvekilinin salona girişini yasaklarken, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunmasını vermeye başladı.
Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107 kişinin tutuklu yargılandığı, 402 sanıklı İBB Davası'nda 3. haftaya girildi.
Yargılama bugün, 9. celse ile devam ediyor.
Dava bugün Şişli Belediyesi’ne yönelik suçlamalarla devam edecek. İlk olarak Şişli Belediyesi'nde danışman olarak görev yapmış olan Altan Ertürk savunma yaptı. Daha sonra ise Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunmasına başladı.
İşte, Cumhuriyet gazetesinin duruşmadan anbean aktardıkları...
16.45 | DURUŞMADA YEMEK VE İHTİYAÇ MOLASI
Şahan 13, 38 ve 39 numaralı eylemlere ilişkin savunmalarını yaptı.
Ardından eylem 40’a geçmeden önce duruşmaya yemek ve ihtiyaç için 1 saat 15 dakika ara verildi.
16.00 | ŞAHAN: 'DURMAMIZ GEREKEN YERDE DURDUK'
Şahan, savunmasının ikinci bölümünde Şişli'yi ve Şişli'de yaptığı hizmetleri anlatarak devam etti.
"Ben o tek göz odada yaşayan, Şişlili yoksul ailenin bu kentten alması gereken kul hakkını, kent hakkını savunuyorum" diyerek, Şişli’deki Taşyapı projesine ilişkin de konuştu:
"26 Nisan’da söz konusu alanda denetim yaptık, ruhsata aykırılık tespit edip mühürledik. Bakanlığa yazdık, onlar da aykırılığı kabul edip çalışmayı durdurdu. Ardından belediye arkasındaki alanı inceledik; orada da aykırı faaliyet sürdüğünü gördük. Yetkimiz dışında olduğu için tekrar bakanlığa bildirdik. İlk alandaki inşaatı mühürledikten sonra UTK izinleri iptal edildi, kamyon giriş çıkışları durduruldu. Buna rağmen şirket mühür fekki yaparak çalışmaya devam etti. Bunun üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduk.
Bu süreçte, mühür fekki yapılmış bir inşaatta beton mikseri, 75 yaşındaki bir vatandaşın hayatın kaybetmesine neden oldu; buna rağmen inşaat sürdü. Sonrasında belediyeye yoğun denetimler başlatıldı. Sayın vali beni çok kez aradı, ‘Ne olacak her yerde gökdelen var, burada da bir gökdelen olsun. Sıkıntı çıkacak’ dedi. İnşallah yalanlamaz. Yapmadık başkanım. Durduk, durmamız gereken yerde durduk.
Şimdi Sayın Başkan, benden beklenen, ya bugün karşınızda bu gökdelenin temsil ettiği anlayışla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Bu yedek tutuklamadaki konumum bu. Bununla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Benden beklenen görmezden gelmekti. En konforlusu buydu benim için. İş insanlarının, müteahhitlerin istediklerini, istedikleri sürelerde, istedikleri şekilde görmezden gelseydim; kentin, kamunun hakkı önceliğim olmasaydı, ben ve arkadaşlarım idari görevimizin gerekliliklerini yerine getirmeseydik emin olun bugün hiçbir konuyu karşımıza koyamayacaktınız. Yedek tutuklama yapamayacaktınız. Bugün ben müteahhitlerin istediğini yaptığım için değil, yapmadığım için tutukluyum."
İBB iddianamesinde 9 farklı eylemle (Eylem 13, 38-45) suçlanan Şahan, İBB Hanem uygulamasından İstanbullunun verilerinin çalınmasına yönelik iddiaların olduğu Eylem 13’le, hakkındaki iddialara tek tek cevap vermeye başladı.
15.10 | ŞAHAN'IN İLK SÖZLERİ: "DÜŞMANCA DAVRANAN BİR YAPININ KURDUĞU OYUN..."
Savunma yapmaya başlayan Şahan şu ifadeleri kullandı:
"Bu hikâye böyle bitmeyecek. Sizler bu ülkenin geleceği için oradasınız, millet sizinle, "dayanın oğlum" diye Erzurum’dan mektup yazan Hanife teyzemin direnciyle karşınızdayım. Tam 1 senedir. Tam 1 senedir ya. Önünüze konan kâğıtlar, sorgular, “Bana suçlusun” diyor. Dönüp diyorum ki neyle suçlu bilmiyorum, suçlusun ispat et diyor. Tam da bu boşluğa karşı savunma yapıyorum.
Düşmanca davranan bir yapının kurguladığı oyuna hep birlikte zorlanıyoruz burada. Ama başlamadan şunu söylüyorum: Burada onlarca evladı, anneyi, babayı, aileyi ayrı düşüren, gözyaşı döktüren, suçsuz yere bizi evlatlarımızdan ayrı düşüren, uzak tutan herkes bu divanda değilse, milletin vicdanında ama en önemlisi, ama en önemlisi ulu divanda hesap verecektir.
5,5 yaşındaki kızımdan beni ayrı koyan her kul aklına bunu koysun. Fakat aklı olanın imanı olur. Doğruyu yanlıştan ayırmak, akıl kadar vicdan işidir. Benim devletimi mahkemelerinde beklentim tam da budur işte. Doğruyu yanlıştan ayıran bir akıl ve vicdanla karar vermesidir.
Sayın Başkanım, değerli mahkeme heyeti, size kendim açımdan süreç nasıl başladı, anlatmak isterim. 19 Mart sabahının ilk saatlerinde, TEM ile Kent Sular kapsamında terör örgütüne yardım suçlamasıyla gözaltına alındım. PKK’ya yardım suçlamasıyla gözaltına alındım.
Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı, 11 aylık belediye başkanı olarak maruz kaldığım bu gözaltı, bu tutuklama yöntemi ne akla ne vicdana ne de hukuka sığar. Sadece ben değil, İstanbul seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, bürokrat arkadaşlarımız, tüm belediye başkanı arkadaşlarım, devlet koltuğunda oturan tüm bürokratlar, bu yöntem incitici ve onur kırıcıdır.
Devlet adabından beklenen bu değildir. Bakın sayın başkanım, ben bürokrat kökenli belediye başkanıyım. Bunun önemini Şişli belediye başkanıyken daha da iyi gördüm, hissettim, tecrübe ettim. Kurumların birbiriyle olan diyaloğu, bürokrasinin birbiriyle olan diyaloğu, devlet koltuğundaki insanların, kişi bağımsız birbiriyle olan diyaloğu, örneğin Şişli Belediyesi ile Çağlayan Adliyesi komşu kurumlardır. Birbirinin külüne muhtaçtır. Yani o kadar simgesel bir örnek vereyim ki mesela Çağlayan Adliyesi’nin olduğu parsel Şişli Belediyesi’nindir. Zamanında o vermiştir hazineye o parseli. Benim zamanımda da, benim başkanlık dönemimde de bu diyaloglar devam etti."
15.00 | ERTÜRK'ÜN AVUKATI SAVUNMASINI TAMAMLADI, RESUL EMRAH ŞAHAN SAVUNMASINA BAŞLADI
Aranın ardından Ertürk’ün avukatı Haydar Sığınak savunma yaptı:
"Müvekkilim kamu görevlisi olmamasına karşın ona ek savunma hakkı verdiğinize göre siz de onun suçsuzluğu kanaatindesiniz. Ancak iddianame böyle demiyor. İddianame yorum yaparak zorlayarak kamu görevlisi göstermeye çalışmış. Elbette savcı hata yapmış olabilir. İfadesi alınan o dönemin Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ‘Altan Ertürk’ün belediyede resmi görevi yoktur’ dedi. Savcılık buna itibar etmiyor, Ali Alaltun’un ifadesinde şöyle bir şey geçiyor ‘Altan’ı başkan danışmanı olarak duydum’ diyor. Savcılık da ‘3 milyon 500 bin doları Altan Ertürk’e teslim etmişler’ diyor. Bu zorlama yorumlarla müvekkilime ‘irtikap’ suçlaması yöneltildi ve 6 aydır tutuklu."
Ertürk’ün avukatlarının ardından Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunması başladı.
14.00 | DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI: "KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA" SLOGANLARI
İBB Davası, tutukluların salona getirilmesiyle aranın ardından tekrar başladı. İmamoğlu salona geldikten sonra “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.
Dokuzuncu celse, bir süre daha savunması tamamlanan Altan Ertürk’e yönelik hakim ve savcının çapraz sorgusuyla devam etti.
12.50 | DURUŞMAYA 1 SAAT ARA: İMAMOĞLU GAZETECİLERE SESLENDİ
İBB Davası’na, Altan Ertürk’ün savunmasının ardından bir saat ara verildi.
İmamoğlu, verilen arada salondan çıkarken basın mensuplarına "Size minnettarım" diye seslendi.
12.00 | ERTÜRK'TEN 1 SAATLİK SAVUNMA: '12 EYLÜL’DE BİLE İNSANLAR BU ŞEKİLDE İFTİRA ATMAZDI'
İBB Davası'nda kamu görevlisi olmamasına karşın kamu görevlilerine yöneltilen “icbar suretiyle irtikap” suçlamasıyla yargılan ve toplamda 7 milyon 500 TL’lik bir rüşvet iddiasının yarısına aracılık etmekle suçlanan Altan Ertürk, bir saatlik bir savunma yaptı.
Ertürk, suçlamalara ve cezaevi sürecine ilişkin şunları söyledi:
"İddianamede suçun işlendiği tarih 27 Mart 2020 olarak geçiyor. Ancak para hareketlerinin bir kısmı 2018 yılına dayanıyor. Yani isnat edilen suç tarihinden yaklaşık 18 ay önceye ait işlemler, sonradan kurgulanan bir suçun parçası gibi gösteriliyor."
"Cem beni arayıp randevu almak istemeseydi ben bu eylemin hiçbir yerinde olmayacaktım. Adım geçmeyecekti ve böyle bir kurgu yapılamayacaktı. Cem de işin içinde olmayacaktı. Zaten eylemin ikinci bölümünde adlarımız geçmiyor. İşe belediye tarafından girdiğim söylendi ama oradan girmedim. Beni arayıp randevu almamı isteyen kişinin Cem olduğu, ifadelerde gizlendi. Engin Polat ölmeseydi de dosyaya ismim hiçbir şekilde karışmayabilirdi."
"48 kişilik koğuşta 60 kişiyiz. Gençlere İngilizce dersi verdim, satranç turnuvası düzenledim, bir kitap yazdım, hayatında tek kitap okumayan gençler teşvikimizle günde kitap okudular, iki genç kitap yazmaya başladı, avukat tutamayacak insanlara kendi avukatlarıma danıştım, yüzlerce taslak dilekçe yazdım."
"12 Eylül’de fiziki işkence vardı. İnsanlara zorla beyanlar imzalatılırdı. Artık o yok ama bu tutuklu yargılama da bir işkence değil mi? 6 aylık tutukluluk süremde, bu tutukluluktan kaçınmak için ‘Savcı ne derse gideyim imzalayayım da kurtulayım’ diyen onlarca kişi gördüm. 12 Eylül’de bile insanlar bırakın yoldaşlarına, karşı düşünceden insanlara bile bu şekilde iftira atmazlardı."
11.50 | ALTAN ERTÜRK: 'BABAM SİYASETE GİRMEMİ İSTEMEDİ'
Şişli Belediyesi'yle ilgili iddialarla tutuklu bulunan ve iddianamedeki 41.eylem kapsamında suçlanan Altan Ertürk, kürsüye gelerek savunmasına başladı.
İş hayatını anlatarak savunmasına başlayan Ertürk, babasının Taksim'deki ilk kitlesel 1 Mayıs kutlamasının fikir babası olan DİSK'in kurucularından Maden-İş Genel Sekreteri Mehmet Ertürk olduğunu söyledi:
"Cumhuriyetçi, laik, sosyal demokratlar bu ülkenin zencisi muamelesi görüyor. Babam, yaşadıklarından dolayı siyasete girmemi istemedi."
Oğlunun doğum gününde gözaltına alındığını belirten Ertürk "Dosyada ismim bir eylemde geçiyor ama doğrusu ben bir bile değil, çeyrek eylemden dolayı tutukluyum. İBB ile ilgili bir dosyadan gözaltına alınmak da beni şaşırttı. Bana sorulan isimlerin tamamına yakınını hayatımda hiç tanıyıp duymamıştım. Tek tanıdığım kişi İlker Aydın'dı. İddianameyi haftalar sonra okuduğumda onun ifadesiyle tutuklandığımı anladım. Önceden yazılmış kurgusal bir senaryodaki rolümün ne olduğunu orada anladım" dedi.
11.30 | SUKAS'IN SAVUNMASI TAMAMLANDI, ERTÜRK KÜRSÜYE GELDİ
Ali Sukas’ın bir diğer avukatı Beyzanur Açar da savunmasını tamamladı.
Açar, MASAK raporlarını eleştirirken kanıtların yeterli düzeyde olmadığını belirterek “2019'dan itibaren örgüt üyeliği isnadı kuruluyor ancak bu dönemi destekleyecek somut eylem yok. Eylemler neredeyse tamamen 2023–2025 aralığına sıkıştırılmış. Sadece tek bir eylem geriye doğru çekilerek 2019'a bağlanmaya çalışılmış” dedi.
Sukas’ın savunması tamamlanırken daha sonra Şişli Belediyesi’ne danışmanlık hizmeti verdiği belirtilen Altan Ertürk, kürsüye gelerek savunmasına başladı.
10.40 | 9. CELSE BAŞLADI: DURUŞMA SAVCISI "BUGÜNLÜK" DEĞİŞTİ
Duruşma sanıkların yine alkışlarla salona getirilmesinin ardından başladı. Duruşma savcısının ise değiştiği görüldü.
Edinilen bilgiye göre, mahkeme başından beri savcı olan ismin yalnızca bugünlük değiştiği öğrenildi.
Duruşmanın başlangıcında Ali Sukas’ın avukatı Kaptan Yılmaz, CHP’li beş ismin salona alınmamasının sebebini mahkemeye sorarak “Bu durum duruşmanın aleniyetini ihlal ediyor. Bu sizin kararınız mı?” diye sordu.
Mahkeme başkanı ise “Bu konuda daha önce Bakırköy Başsavcılığına müzekkere yazmıştık. Konu onların takdirinde” diye yanıtladı. Yılmaz’ın ısrarla cevap istemesi üzerine mahkeme başkanı “Sizin müvekkilinizle ilgili bir durum yok. Savunmalarla devam edelim” dedi.
Duruşma bir süre daha Ali Sukas’ın avukatlarının savunmasıyla devam etti.
10.10 | BİNAYA GİRİŞİ YASAKLANAN 5 VEKİL BELLİ OLDU
Mahkeme başkanının sözlü talimatıyla yasaklanan CHP'li vekiller şöyle sıralandı:
Ali Mahir Başarır
Mahmut Tanal
Turan Taşkın Özer
Özgür Karabat
Bahadır Erdem
09.50 | BAZI CHP'Lİ VEKİLLER MAHKEME BİNASINA ALINMADI
İBB Davası'nda dokuzuncu celse öncesi mahkeme heyetinin, bazı CHP'li milletvekillerinin mahkeme binasına alınmayacağını aktardığı öğrenildi.
Bu isimlerden biri olan İstanbul milletvekili Turan Taşkın Özer, salon girişinde bazı temaslarda bulundu. Özer, dün duruşmayı yerinde takip eden isimler arasındaydı.