Filistinli yetkililer, işgal altındaki Batı Şeria’da üretilen İsrail hurmalarının, yanlış bir şekilde Filistin ürünü olarak piyasaya sürüldüğüne dair uyarılarda bulundu.
Bu bağlamda, hurma alırken barkodların dikkatlice kontrol edilmesi gerektiği vurgulandı.
Filistin Hurma İhracatçıları Birliği Temsilcisi Muhammed Savafita, Ölü Deniz bölgesinde üretilen hurma çeşitlerinin görünüm ve boyut açısından Filistin’de üretilenlerden ayırt edilemediğini ifade etti. Bu durum, tüketicilerin hurmanın gerçek menşesini belirlemesini zorlaştırıyor.
Savafita, “Filistinli üreticilerin ihraç ettiği ürünlerin, 625 numaralı Ürdün barkodunu taşıdığını, İsrail ürünlerinin ise 729 ile başlayan barkodlar kullandığını” belirtti. Bu nedenle, tüketicilerin satın aldıkları hurmaların gerçek kaynağını doğrulamak için üretici bilgilerini kontrol etmeleri gerektiğini vurguladı.
Filistin’deki hurma üretiminin artış gösterdiğini ve bu durumun piyasada İsrail ürünlerinin gereksiz yere ithal edilmesini engellediğini kaydeden Savafita, “Filistin Tarım Bakanlığı ve güvenlik güçleri arasındaki işbirliği, yanıltıcı isimlerle pazarlanan İsrail hurmalarının önünü kapattı” dedi.
Filistin’den ihraç edilen hurmalar, hem ithalatçı hem de ihracatçı firmaların damgasını taşıdığı gibi, menşeini kanıtlayan teknik belgeleri de içermektedir. Üretim yerinin doğrulanması için Filistin Tarım Bakanlığı Sağlık Dairesi tarafından verilen sağlık sertifikası, Maliye Bakanlığı Gümrük Dairesi tarafından verilen “EUR.1” sertifikası ve Ticaret Odası tarafından verilen Filistin menşe sertifikası gibi belgelerin önemine dikkat çekildi.
Barkod Kontrolü Nasıl Yapılmalı?
Filistin Hurma Konseyi Başkanı İbrahim Duayk, hurma alırken menşei doğrulamak için Filistin Tarım Bakanlığı ve Ticaret Odası tarafından sağlanan sertifikalara dayalı barkodların incelenmesi gerektiğini belirtti. Filistin dışında satılan hurmaların menşeini ayırt etmenin tüketiciler için zor olduğunu ifade eden Duayk, “Filistin hurmaları, ihracattan önce her arazideki miktarları belirlenerek menşe ve sağlık sertifikaları ile düzenleniyor” dedi.
Duayk, Filistinlilere ait hurma bahçelerinin temiz su kaynaklarından sulandığını, ancak yasa dışı yerleşimcilerin atık sularla sulama yaptığını belirtti. Bu durum, ürünlerin kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Filistin menşeli hurmalar, doğal bal rengine yakın bir renge sahipken, yerleşim alanlarındaki hurmalar iri taneli ve renkli olabiliyor.
Duayk, Filistinli üreticilerin, “Filistin ürünü” ibaresi ve Filistin bayrağı ile birlikte 625 numaralı Ürdün barkodunu kullanarak ihraç ettiğini, İsrail ürünlerinin ise 729 ile başlayan barkodlarla satıldığını aktardı.
İsrail ürünlerinin bazı pazarlarda, ambalaj şirketlerinin isimleriyle yeniden paketlendiğine dikkat çeken Duayk, bu ürünler arasında Ürdün Nehri, Mehadrin ve Kral Selman Hurması’nın bulunduğunu ifade etti.
Filistin’deki Üretim Tesisleri Ziyaret Ediliyor
Duayk, Filistin güvenlik güçlerinin, yasa dışı yerleşim ürünlerinin Filistin pazarlarına girmesini engelleme çalışmalarının sonuç verdiğini belirtti. Türk heyetleri, sözleşmeler kesinleşmeden önce üretim ve soğuk depolama tesislerini ziyaret ederek süreçleri incelemekte.
Filistin Tarım Bakanlığı mühendisleri tarafından denetlenen bir izleme sistemi ile her hurma bahçesi ve üretim tesisinden çıkan ürünlerin kayıt altına alındığı ve her tüccara özel ihracat izni verildiği bilgisi paylaşıldı. Bu prosedürler, Filistin ürünlerinin %100 Filistin menşeli olmasını sağlamakta ve aldatıcı uygulamalara karşı koruma sağlamaktadır.
Ramazan ayı yaklaşırken hurma talebinin arttığına dikkat çeken Duayk, Filistin hurmalarının %90’ından fazlasının uluslararası pazarlara ihraç edildiğini belirtti.
Filistin Hurma Üretiminin Merkezi
Filistin Hurma Komisyonu Başkanı Duayk, Filistin’deki hurma bahçeleri ve üretiminin merkezinin Ürdün Vadisi olduğunu ifade etti. Bu bölgede yaklaşık 400 bin hurma ağacı bulunmakta ve bu sektör, yaklaşık 7 bin Filistinli genç erkek ve kadına istihdam sağlamaktadır.
Ürdün Vadisi’nin deniz seviyesinden yaklaşık 350 metre aşağıda olduğunu ve bu iklimin Filistin hurmalarına özgün özellikler kazandırdığını belirten Duayk, Medjoul hurmasının, uluslararası pazarlarda en çok rağbet gören tür olduğunu ve özellikle Ramazan ayında yüksek kalitesi nedeniyle “hurmaların kralı” olarak nitelendirildiğini aktardı.
Ürdün Vadisi, Batı Şeria’nın %61’ini oluşturan ve tamamen İsrail’in kontrolü altında bulunan C Bölgesi içerisinde yer almaktadır. 1995 tarihli Oslo II Anlaşması ile Batı Şeria, A, B ve C bölgeleri olarak üçe ayrılmıştır. İsrail, Ürdün Vadisi’nin geniş alanlarını askeri eğitim sahası ilan ederek sivil girişleri yasaklamakta ve bölgede yaşayan Filistinlilere çeşitli kısıtlamalar uygulamaktadır. Bu uygulamalar, Filistinlilerin topraklarına erişimlerini ciddi şekilde kısıtlamaktadır.