Hazine ve Maliye Bakanlığı, son dönemde borçlanma politikasıyla ilgili yapılan yorumlara ilişkin bir açıklama yaptı. Bakanlık, borçlanma kararlarının yalnızca tek tek ihraçlara göre değil, borç stokunun vade yapısı, faiz oranları ve risk profili dikkate alınarak belirlendiğini vurguladı.
Açıklamada, küresel ve yurtiçi finansman koşullarında yaşanan geçici dalgalanmalara karşı iç borçlanma stratejisinde vade düzenlemesine gidildiği belirtildi. Buna göre, 2023 sonunda 65,1 ay olan nakit borçlanmanın ortalama vadesi, 2026 Ocak itibarıyla 33,8 aya geriledi.
Borçlanma enstrümanlarının dağılımında ise önemli değişimler yaşandı. TLREF endeksli senetlerin toplam içindeki payı 2020-2024 döneminde yüzde 10,8 iken, 2025’te yüzde 20,9’a ulaştı. Döviz cinsinden senetlerin oranı ise yüzde 11,8’den yüzde 14,5’e yükseldi. Diğer yandan, 10 yıllık sabit kuponlu tahvillerin payı yüzde 14,3’ten yüzde 1,9’a, 5 yıllık sabit kuponlu tahvillerin oranı ise yüzde 20,4’ten yüzde 14,2’ye düştü. Değişken faizli senetler ve altın cinsi kağıtlarda da azalma görüldü.
Bakanlık, önümüzdeki dönemde borçlanma kompozisyonunun, kur, faiz, refinansman ve likidite risklerini gözeten; maliyet ve risk arasında dengeli bir yaklaşım çerçevesinde sürdürüleceğini belirtti.



















