Halkın enflasyon beklentileri değişmiyor. Merkez Bankası’nın yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi, yaşam pahalılığının azalacağına dair umudun olmadığını ortaya koydu. Vatandaşlar, 12 ay sonra yıllık enflasyonun yüzde 48,81 seviyesinde olacağını öngörüyor. Bir önceki ay da beklenti aynı düzeydeydi.
Merkez Bankası’nın sektörel beklentilerine göre, 12 ay sonrası için piyasa katılımcılarında yıllık enflasyon beklentisi geçen aya göre 0,1 puan düşerek yüzde 22,10’a, reel sektörde ise 0,90 puan gerileyerek yüzde 32’ye indi. Merkez’in kendi öngörüleri ise, 2026 yılı sonunda yüzde 15-21, 2027 için ise yüzde 6-12 aralığını gösterse de, piyasa bu tahminlere yaklaşmıyor.
Koç Üniversitesi’nin yayımladığı Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi’ne göre ise önümüzdeki 12 ay için enflasyon beklentisi yüzde 50 olurken, son 12 ayda hissedilen enflasyon yüzde 58 oldu.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) enflasyon beklentisi anketinde ise, beklenti bir önceki döneme göre 4,5 puan azalsa da yüzde 50,8 ile yüksek seviyede kaldı.
Anket sonuçlarına göre, kadınların enflasyon beklentileri erkeklere göre daha karamsar. 2026 yılı Şubat verilerine göre, erkeklerde enflasyon beklentisi bir önceki aya göre 6 puan, kadınlarda ise 1,5 puan azaldı. Şubat ayında erkeklerde ortalama beklenti yüzde 49, kadınlarda ise yüzde 54,3 olarak kaydedildi.
İleri Yaşta Güvensizlik Artıyor
En yüksek enflasyon beklentisi yaşlı vatandaşlardan geldi. Son verilere göre, 18-24 yaş grubunda beklenti yüzde 50, 25-34 yaş grubunda yüzde 50,1, 35-44 yaşta yüzde 52,6, 45-54 yaşta yüzde 45,9, 55-64 yaşta yüzde 53, 65 yaş ve üstünde ise yüzde 54,2 olarak ölçüldü.
Çalışma durumuna göre bakıldığında, emekli ya da çalışmayanlarda ortalama enflasyon beklentisi yüzde 52,2, günlük veya yevmiyeli çalışanlarda yüzde 52,5, kendi hesabına çalışan veya işverenlerde yüzde 49,2, kamu çalışanlarında yüzde 44, işsiz ve iş aramayanlarda yüzde 54,3, öğrencilerde yüzde 57,3, özel sektör çalışanlarında yüzde 50,7 ve işsiz olup iş arayanlarda ise yüzde 49,3 olarak belirlendi.
Emek Gelirleri Hedefte
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez’in anket sonuçlarını olumlu bulurken, “Geçici unsurların fiyatlama davranışlarına yansımasını sınırlayacak politikalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Şimşek’in “geçici unsurlar” vurgusu, ekonomi yönetiminin marketlerden “ramazan indirimi” istemesi gibi adımları akla getirdi.
Şimşek’in uyguladığı, IMF’siz IMF programı olarak tanımlanan politika kapsamında daha fazla sıkılaşma ve ücret baskısı sinyalleri geliyor. IMF’nin Şubat ayında yayımladığı Türkiye raporunda, Şimşek’e “daha fazla kemer sık” uyarısı yapılırken, dezenflasyon yöntemlerinin toplumda yoksulluğu artırdığı görülüyor. Özellikle Ocak ayı verilerinde, temel olmayan harcamalardaki artışın enflasyon üzerindeki etkisi daha fazla hissedildi. Enflasyonun toplumsal etkisi her geçen ay daha da belirginleşirken, Şimşek ve IMF politikalarının odağında yine emek gelirleri yer alıyor. IMF’nin “kemerde bir delik daha” talimatı, yüksek faizle birlikte emek gelirlerinde baskının artacağı riskini doğuruyor. Şimşek’in programı ile alım gücü azalan, geçim sıkıntısı çeken halk için “başarı” söylemleri ise Merkez’in anketine göre karşılık bulmuyor.



















