ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığının, halkın kuruma duyduğu güvene dayandığını ifade etti. Ancak, enflasyonun kontrolden çıkmasına ve gelirlerin “tahrip olmasına” izin verildiği için Fed’in bu güveni kaybettiğini belirtti.
Bessent, Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’nde düzenlenen oturumda, Finansal İstikrar Gözetim Konseyi’nin (FSOC) yıllık raporunu sundu. Oturum sırasında, ABD’nin Küba’ya yönelik yaptırım politikalarına karşı bir protesto ile karşılaştı.
Oturumun başında yaptığı konuşmada Bessent, ABD Başkanı Donald Trump’ın, “Wall Street ile Main Street’in birlikte büyüdüğü bir ekonomik genişleme dönemi” olarak tanımladığı “paralel refahı” inşa etme çabalarına dikkat çekti. Bu doğrultuda, büyümeyi teşvik eden politikaların izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Bessent, geçmişte yapılan düzenlemeleri “refleksle yapılan düzenleme” olarak nitelendirerek eleştirdi. Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde düzenleyicilerin güvenlik ve sağlamlığa yönelik riskler yerine itibar riski ve iklimle ilgili finansal risklere odaklandığını, bu durumun 2023’teki banka iflaslarına yol açtığını savundu.
Düzenlemelerin belirlenmesinde federal kurumların “sıfır riskli bir finansal sistem” yaratma arzusuna kapılmaktan kaçınması gerektiğini belirten Bessent, FSOC’un sistemik krizlere yol açabilecek zayıf noktaları tespit etmesi ve özel sektörü bu riskleri azaltmaya teşvik etmesi gerektiğini ifade etti.
FSOC’un, büyümeyi teşvik eden kredi verme, sermaye oluşumu ve inovasyonu engelleyen mevcut düzenlemeleri azaltma veya bunlardan kaçınma çabalarını desteklemek için üyeleriyle iş birliği yapması gerektiğini vurgulayan Bessent, ekonomik büyümenin ve güvenliğin finansal istikrarı sağlamak için önem taşıdığını belirtti.
“Fed’in Bağımsızlığı ve Hesap Verebilirlik”
Temsilciler Meclisi üyelerinin sorularını yanıtlayan Bessent, Fed’in bağımsızlığına dair değerlendirmelerde bulundu. Fed’in, ekonomik büyümeyi en üst düzeye çıkarırken enflasyonu düşük seviyelerde tutma görevine dikkat çekerek, “Fed’in bağımsızlığına inanıyorum, ancak hesap verebilirliğe de inanıyorum” dedi.
Bessent, Fed’in bağımsızlığının ABD halkının kuruma duyduğu güvene dayandığını vurguladı. Ancak, enflasyonun kontrolden çıkmasına ve gelirlerin “tahrip olmasına” izin verildiği için Bankanın bu güveni kaybettiğini yineledi.
ABD Başkanının Fed’in karar alma sürecine müdahale edip edemeyeceğine dair bir soruya yanıt veren Bessent, başkanın da herkes gibi Fed’in para politikası kararlarına yönelik görüş bildirme hakkına sahip olduğunu ifade etti. Başkanın, politika anlaşmazlığı nedeniyle Fed başkanı veya Yönetim Kurulu üyesini görevden alma konusundaki anayasal yetkisi hakkında ise “Ben avukat değilim, bu konuda bir fikrim yok” dedi.
Bessent, Fed’in bağımsız bir kurum olduğunu düşündüğünü ve Bankanın güvenilirliğini koruması gerektiğini söyledi.
“Tarifeler Enflasyona Neden Olmuyor”
Bessent, tarifelerin enflasyona neden olmadığına dikkat çekerek, ekonominin güçlü bir şekilde büyüdüğünü, enflasyonun düştüğünü ve tarife enflasyonunun “havlamayan köpek gibi” olduğunu savundu. Deregülasyon yoluyla finansal sistemin güvenli, sağlam ve akıllı bir düzeye ulaşmasını hedeflediklerini belirten Bessent, “Ancak bu, her ne pahasına olursa olsun deregülasyon değil; Amerikan küçük işletmelerine, tüketicilerine ve ev sahibi olmak isteyenlere yardımcı olacak bir deregülasyon olmalı” dedi. Ayrıca, ABD’nin her zaman “güçlü dolar” politikasını desteklediğini vurguladı.


















