İktidar, İmralı sürecinin ikinci aşamasında yapılacak yasal düzenlemelere yönelik çalışmalarını bayram sonrasına bıraktı. Bu erteleme, sürecin nasıl işleyeceğine dair soru işaretlerini artırdı. Hazırlanacak düzenlemelerin kapsamı; ‘Eve Dönüş Yasası’, infaz sisteminde değişiklikler ve TCK ile TMK’da yapılacak düzenlemeleri içeriyor. Söz konusu adımların, yalnızca Abdullah Öcalan’ı değil, örgüt yöneticilerinden cezaevindeki PKK’lılara kadar geniş bir kesimi etkileyebileceği belirtiliyor.
Siyasi partiler bu süreçte kendi taleplerini ve pozisyonlarını açıklarken, yasa hazırlıklarında Öcalan’ın nasıl bir rol üstleneceği merak konusu. Kulis bilgilerine göre, iktidar düzenlemeleri PKK’nın silahsızlanması ve feshi temelinde ele alıyor; af ve şartlı salıverme tartışmalarını ise geri planda tutmayı amaçlıyor.
Nuray Babacan’ın aktardığına göre, bazı siyasi çevreler Öcalan’ın yasa hazırlıkları hakkında bilgilendirileceğini ve yasal düzenlemelerin uygulamaya geçebilmesi için Öcalan’dan “sonuçları kabul ediyoruz” şeklinde bir açıklama alınmasının zorunlu olduğunu savunuyor. Bu açıklamanın, örgüt mensuplarının tavrını belirleyeceği ve yasa uygulamalarının etkin olması için gerekli olduğu ifade ediliyor.
Devletin hazırladığı düzenlemeler konusunda Öcalan’ın bilgilendirildiği, düzenlemeler açıklandıktan sonra da Öcalan’ın desteğinin alınmasının planlandığı vurgulanıyor. Aksi halde, yasal düzenlemelerin işlerliğinin riske gireceği ve en kritik aşamanın bu yasal adımlar olduğu belirtiliyor.
Bölgesel gelişmeler ve Türkiye’nin uluslararası konjonktürde attığı adımlar doğrultusunda, siyasi aktörler ‘Türkiye modeli’ olarak adlandırılan yeni bir yapının altyapısının oluşturulmaya çalışıldığını kaydediyor. Komisyon raporunun tüm eleştirilere rağmen demokratikleşme yolunda önemli bir temel sunduğu, tartışmaların ise “fesih mi, çözüm mü” ikilemine sıkıştırılmaması gerektiği ifade ediliyor. Sürecin bundan sonraki aşamasında kararın iktidarda olduğu vurgulanıyor.



















