Nominal artış sürüyor, reel düşüş devam ediyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan Şubat 2026 Konut Fiyat Endeksi (KFE) verileri, piyasada iki yönlü bir tabloyu ortaya koydu. Buna göre konut fiyatları aylık bazda yüzde 1,8 artarak 215,5 seviyesine yükseldi. Yıllık artış oranı yüzde 26,4 olarak kaydedilirken, enflasyondan arındırılmış verilere göre reel olarak yüzde 3,9’luk bir düşüş yaşandı.
Bu durum, fiyatların kağıt üzerinde artmasına rağmen satın alma gücü açısından değer kaybının sürdüğünü gösteriyor.
Büyük şehirlerde yükseliş devam ediyor
Üç büyük ilde konut fiyatlarındaki artış eğilimi devam etti. Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 29,7 ile Ankara’da görülürken, İstanbul’da yüzde 28, İzmir’de ise yüzde 25,8 artış kaydedildi. Bu veriler, büyükşehirlerde konut talebinin güçlü kalmaya devam ettiğine işaret ediyor.
Bölgesel bazda incelendiğinde ise en yüksek artışın yüzde 31 ile İç Anadolu bölgesinde gerçekleştiği görülürken, en düşük artış yüzde 19,7 ile Hatay-Kahramanmaraş-Osmaniye hattında ölçüldü.
Kiralar konut fiyatlarını geride bıraktı
Konut piyasasında dikkat çeken bir diğer gelişme ise kira artışları oldu. Yeni kiracılar için açıklanan verilere göre kira fiyatları, konut fiyat artışlarını geride bırakarak yükselişini sürdürdü. Şubat ayında kira endeksi aylık bazda yüzde 1,6, yıllık bazda ise yüzde 34,2 artış gösterdi. Reel kira artışı da yüzde 2 olarak hesaplandı.
İstanbul, kira artışında yüzde 41 ile zirvede yer alırken, Ankara’da yüzde 36,1 ve İzmir’de yüzde 34,1 artış görüldü. Bu tablo, özellikle büyük şehirlerde kiracıların üzerindeki mali yükün artmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.
Piyasada dengeler değişiyor
Uzmanlara göre konut fiyatlarında görülen nominal artışa rağmen reel düşüşün sürmesi, piyasada denge arayışının devam ettiğine işaret ediyor. Buna karşılık kira fiyatlarının daha hızlı yükselmesi, barınma maliyetlerinin özellikle kiracılar açısından daha ağır bir tablo oluşturduğunu gösteriyor.
Mevcut veriler, önümüzdeki dönemde konut piyasasında hem fiyatlama hem de erişilebilirlik açısından yeni bir denge sürecinin yaşanabileceğine işaret ediyor.



















