Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve yükselen enerji fiyatları yatırımcıların yönünü yeniden belirlerken, Morgan Stanley’den dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Banka, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon baskısı yaratmasına rağmen Fed’in faiz indirimi planında büyük bir değişiklik beklemiyor.
Haziran ve eylül için indirim beklentisi
Morgan Stanley ABD Baş Ekonomisti Michael Gapen, New York’ta yaptığı açıklamada bankanın beklentisini koruduğunu belirtti.
Gapen, Fed’in:
-
Haziran ayında ilk faiz indirimini yapmasını
-
Eylül ayında ikinci indirimi gerçekleştirmesini
öngördüklerini ifade etti. Ancak mevcut küresel gelişmeler nedeniyle bu takvimin ertelenme riski taşıdığına da dikkat çekti.
Piyasalar temkinli: Enflasyon endişesi öne çıktı
Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını yükseltmesi, yatırımcılar arasında enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişesini artırdı. Bu durum, Fed’in faiz indirimi sürecini zorlaştırabileceği yönünde yorumlara neden oluyor.
Vadeli işlemler piyasasında ise yıl sonuna yönelik beklentilerde değişim dikkat çekiyor. Aralık ayı için yalnızca 25 baz puanlık indirim fiyatlanırken, eylül ayına ilişkin indirim ihtimali yaklaşık yüzde 60 seviyesinde bulunuyor.
Tahvil piyasasında dikkat çeken hareket
ABD tahvil piyasasında son dönemde yaşanan satış dalgası, özellikle kısa vadeli faizlerde yükselişe yol açtı. İki yıllık tahvil getirisi %3,75 seviyesine kadar çıkarak dikkat çekti.
Bu seviye, Fed’in rezervlere ödediği faiz oranının üzerine çıkması nedeniyle piyasalarda önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Özel kredilerde risk artışı uyarısı
Morgan Stanley analistleri ayrıca özel kredi piyasasına ilişkin risklere de dikkat çekti. Banka, özellikle yapay zekâ gelişmelerinin yazılım sektöründe yarattığı baskı nedeniyle temerrüt oranlarının artabileceğini belirtti.
Analistlere göre özel kredilerde temerrüt oranı %8 seviyesine kadar yükselebilir. Bu oran, pandemi döneminden bu yana görülen en yüksek seviyelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak Morgan Stanley, küresel belirsizliklere rağmen Fed’in faiz indirimi rotasında köklü bir değişiklik beklemiyor ancak piyasalardaki oynaklığın süreci doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiyor.



















