Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu’da artan askeri gerilimlerin küresel ekonomik görünüm üzerinde belirsizliği artırdığını açıkladı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları ile İran’ın karşılıklarının ardından bölgedeki tansiyonun yükselmesi, enerji piyasalarından finansal akımlara kadar geniş bir alanda dalgalanma riski oluşturuyor.
IMF tarafından yapılan yazılı açıklamada, Orta Doğu’daki gelişmelerin son derece dinamik bir süreç içinde ilerlediği vurgulandı. Fon yetkilileri, mevcut koşullarda çatışmaların ekonomik etkilerini net biçimde hesaplamanın erken olduğunu belirtirken, sürecin kapsamı ve süresinin belirleyici olacağına dikkat çekti.
“Etkileri Değerlendirmek İçin Henüz Erken”
IMF açıklamasında, bölgedeki askeri ve siyasi gelişmelerin küresel büyüme, ticaret akışları ve enerji fiyatları üzerindeki etkilerinin henüz somutlaşmadığı ifade edildi. Özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanabilecek sert hareketlerin, enerji ithalatçısı ülkeler üzerinde enflasyon baskısını artırabileceği belirtiliyor.
Fon, çatışmanın sınırlı kalması ile geniş çaplı bir bölgesel krize dönüşmesi arasında ekonomik sonuçlar açısından ciddi fark olacağını vurguladı. Bu nedenle mevcut aşamada net bir projeksiyon paylaşmanın mümkün olmadığı ifade edildi.
Yeni Tahminler Gelecek Ay Açıklanacak
IMF, gelecek ay yayımlayacağı güncel Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda, Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel ekonomi üzerindeki potansiyel etkilerini daha kapsamlı şekilde değerlendireceğini duyurdu. Özellikle enerji fiyatları, küresel ticaret akışları ve finansal piyasalar üzerindeki yansımaların yeni projeksiyonlara dahil edileceği belirtildi.
Ocak ayında yapılan son güncellemede IMF, 2026 yılı için küresel büyüme tahminini yüzde 3’ten yüzde 3,3’e yükseltmişti. Ancak fon, ticaret engellerinin yeniden artması ve jeopolitik gerilimlerin tırmanması halinde büyümenin beklentilerin altında kalabileceği uyarısında bulunmuştu.
Enerji ve Enflasyon Riski Öne Çıkıyor
Orta Doğu’daki gelişmelerin en doğrudan etkisinin enerji piyasalarında görülebileceği değerlendiriliyor. Petrol fiyatlarında yaşanabilecek sert yükselişler, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde enflasyonist baskıyı artırabilir. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirim planlarını ertelemesine veya para politikasında daha temkinli bir duruş sergilemesine yol açabilir.
IMF, küresel ekonominin hâlihazırda yüksek borçluluk oranları, ticaret gerilimleri ve finansal kırılganlıklarla karşı karşıya olduğuna işaret ederek, jeopolitik risklerin bu tabloyu daha karmaşık hale getirdiğini belirtti.
Küresel piyasalarda gözler şimdi hem bölgedeki gelişmelere hem de IMF’nin yayımlayacağı yeni ekonomik projeksiyonlara çevrilmiş durumda.


















