1 Liraya Sattı, 20 Milyon Dolar Kaybetti!
Leyla Alaton’un şikâyetiyle açılan davada, eski yöneticisinin şirketleri boşaltarak milyonlarca dolarlık zarara neden olduğu öne sürüldü. Alaton, 20 milyon dolar kayıp yaşadığını belirtirken, sanıkların şirketleri geri vermek için 12 milyon dolarlık şantaj teklifinde bulunduğunu iddia etti.
İş insanı Leyla Alaton’un şikayetiyle, sahibi olduğu bazı şirketlerin içinin boşaltıldığı iddiasıyla 6 kişi hakkında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “güveni kötüye kullanma” suçlarından dava açıldı. Alaton, yöneticiliğe aldığı Ahmet Özcan’ın şirketin kredi borçları nedeniyle hesapların haciz riski altında olduğunu ve bu nedenle yeni bir şirket kurmak gerektiğini söylediğini belirtti. Alaton, yapılmayan işlemler sonucu tespit edebildiği kadarıyla 20 milyon dolar zarar oluştuğunu ifade etti. Ayrıca, “1 liraya İtalya’daki CID şirketiyle yurt dışındaki tüm şirketlerimi üzerine geçirdi, şimdi ise kendi şirketlerimi bana şantajla 12 milyon dolar isteyerek tehdit ediyor” dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Alaton’un başvurusu üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.
İddianamede yer alan ifadesinde Alaton, kırmızı bültenle aranan Ahmet Özcan’ı 2015’ten itibaren Alvimedica şirketler grubunun profesyonel yönetimi için göreve getirdiğini söyledi.
Alaton, Özcan’ın, şirketin kredi borçları nedeniyle banka hesaplarının haciz tehdidi altında olduğunu, bu nedenle üçüncü bir şirket üzerinden piyasaya ürün satarak elde edilecek karın korunabileceğini ve borçların ödenebileceğini anlattığını aktardı.
Şirket ürünlerinin Özcan’ın sahibi olduğu DNA Turizm üzerinden satıldığını ve bu şirketin yalnızca aracı olmak için kurulduğunu iddia eden Alaton, oğlu Efe Eros Güneyli ve çalışanı Esengül Özsoy’un, karların DNA Turizm’de kaldığını, zararların ise kendi şirketi Tıbbi AŞ’nin üzerine yıkıldığını fark ettiklerini kaydetti.
Alaton, oğlu şirkete dahil olup sorgulamalar yapmaya başladığında, siber saldırıya uğradıklarını, tüm verilerin silindiğini ve bilgiye erişimde büyük zorluk yaşadıklarını belirtti.
Bu siber saldırının da Özcan tarafından gerçekleştirildiğini öne süren Alaton, şöyle konuştu:
"Ahmet Özcan’ın gerekli önlemleri almaması ve sunuculara yatırım yapmaması nedeniyle şimdilik 20 milyon dolar zararımız oluştu. Bu rakam, siber saldırı sonucu tespit edebildiğimiz zarardır. Kendi kurduğu ekiple beni, yüzde 1 hissesi olan Cem Fadıl Bozkurt’la muhatap olmaktan kurtulmamı, zarar eden şirketleri ayıklayıp karlı olanları bana devretmemi önererek, 1 liraya İtalya’daki CID ve tüm yurt dışı şirketlerimi üzerine aldı. Şimdi de kendi şirketlerimi bana açıkça 12 milyon dolar şantaj yaparak tehdit etmektedir."
"ŞİRKETLERİ PARÇALADI, CİROLARIMIZDA BÜYÜK KAYIP VAR"
Alaton, şirketlerin devrine dair evrakları hazırlayan ekibin içinde Özcan’ın da bulunduğunu, onlara güvenerek tüm belgeleri imzaladığını söyledi.
Süreç sonunda Özcan’ın kendisiyle avukat Bekir Ö. aracılığıyla temasa geçip, devretmeyi vaat ettiği şirketler karşılığında para talep ettiğini belirten Alaton, “Şirketleri altüst etti, milyonlarca dolar satış kaybımız var, çalışanlarımız istifanın eşiğinde. Hâlâ verilere tam anlamıyla ulaşamıyoruz. Buna rağmen suç ortaklarını yüksek tazminatlar ödenecek şekilde işten çıkarmış gibi gösterip kaçarken dahi şirketlerden para aldılar. Ahmet Özcan, Eda Gürler Tuna, Özge Topuz, Bilgin Turcan, Musa Soylu ve Ebru Ünlü’den şikayetçiyim.” dedi.
Özcan’ın, şirketin önceki genel müdürünün usulsüzlüklerini gündeme getirerek güven kazandığını anlatan Alaton, Özcan’ın sürekli her şeyin yolunda olduğunu, kendisinin ise Alarko Holding ile ilgilenmesini söyleyerek onu ana şirketten uzak tutmaya çalıştığını ifade etti.
Alaton, 19 Şubat 2024’ten itibaren tüm imza yetkileri Özcan’da olmasına rağmen, yetkilerini devretmeden ortadan kaybolduğunu, bu nedenle tedarikçi ve banka ödemeleri ile diğer işlemlerin aksadığını, Özcan’a ulaşamadıklarını ve İtalya’daki şirket çalışanlarını tehdit ederek iletişimi kopardığını aktardı.
MASAK RAPORU
İddianamede, soruşturma kapsamında Özcan’ın hesap hareketlerine ilişkin MASAK raporuna da yer verildi.
Söz konusu rapora göre, 2020-2024 yılları arasında Özcan’ın hesaplarına toplamda 1 milyar 350 milyon 725 bin lira para girişi olurken, 136 milyon 301 bin 577 lira çıkış gerçekleştiği tespit edildi.
Ayrıca, iddianameye konu şirketlerden 1 milyar 881 milyon 326 bin lira para çıkışı, sadece 13 milyon 946 bin 445 lira ise giriş olduğu ve rakamlar arasındaki farkın dikkat çekici boyutta olduğu belirtildi.
ŞÜPHELİNİN İFADESİ
Şüpheli Ahmet Özcan ise ifadesinde, şirketleri geri vermemesinin sebebinin yıllardır verdiği emeğin karşılığını almak istemesi olduğunu, bu konuda Leyla Alaton’un kendisine söz verdiğini iddia etti.
Özcan, şirket hesaplarından kendisine para aktardığı iddialarını reddederek, işçilerin ise Alaton’un oğlu ile yaşadıkları sorunlar nedeniyle yasal hakları ödenerek işten çıkarıldıklarını savundu.
Ayrıca, şirketin ürettiği ürünleri satmadığını öne süren Özcan, “Şirketleri iade etmek için emeğimin karşılığı olarak 10 milyon dolar talep ettim. Bu tutar ödenirse şirketleri geri vereceğim. Kimseyi dolandırmadım.” dedi.
"DAVA İÇİN YETERLİ KANIT TOPLANDI"
İddianamede, Özcan’ın mağdur şirketlerin varlıklarını azaltıcı şekilde para transferi yaptığı, Ebru Ünlü ile arasında yoğun para hareketleri bulunduğu, MASAK raporuyla desteklendiği kaydedildi.
Bilgin Turcan, Ebru Ünlü, Eda Tuna, Musa Soylu ve Özge Topuz’un aynı gün işten ayrılıp arabuluculuk sözleşmesiyle Alvimedica şirketlerinden ödeme almalarının da şüpheli bulunduğu, tüm şüphelilerin birlikte hareket ettikleri vurgulandı.
Şüphelilerin iddialarını destekleyecek belge sunamadıkları, soruşturma aşamasındaki savunmalarının inandırıcı bulunmadığı da belirtildi. Tüm bu bulgular ışığında dava açmak için yeterli delil toplandığı aktarıldı.
Sanıkların, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “güveni kötüye kullanma” suçlarından 3 yıl 6 aydan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Yargılama İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor.